"GAVUR KIZI"

KEMAH KALESİYLE İLGİLİ EFSANE
Kemah Kalesiyle İlgili Efsane

“GAVUR KIZI”

Yazıma Kemah ile ilgili bir efsane ile başlamak istiyorum

Efsanelerin başlıca niteliği inanış konusu olmasıdır: onun anlatmış olduğu olaylar gerçekten olmuş: diye kabul edilir Efsaneler sözlü geleneğin bir anlatım türüdür Nesilden nesile aktarılıp, günümüze kadar gelmiş bir efsaneyi anlatayım

Kemah’ın Ayazma Deresinde ‘Suluklar” dediğimiz gizli bir geçit var Kemah Kalesi’nin su ihtiyacı bu gizli geçitten temin edilirmiş Sulukların hemen üstünde Gavur Kızının Çardağı” var Gavur kızı Kemah Kalesi’nin komutanı

Müslüman ordular Kemah Kalesi’ni kuşatıyor Gavur Kızına teslim olması söyleniyor, Gavur Kızı teslim olmyor Şiddetli bir savaş oluyor Müslüman askerler kaleyi ele geçiriyorlar Gavur kızını yaralı olarak Müslüman komutanın huzuruna götürüyorlar Komutan Gavur Kızının yaralarını tedavi ettiriyor Ama yarası ağır Komutan Gavur Kızına hazinelerinin yerini soruyor Gavur Kızının gavurluğu tutuyor ve söylemiyor

Müslüman komutan hazinelerin yeri konusuna ısrar ediyor Gavur Kızı öleceğini anlıyor ve ölmeden önce şu sırrı veriyor

Kalenin karşısında

Karşının karşısında

Bir ok atımlık yerde

Akıl yatımlık yerde

İşte yüzyıllardan günümüze anlatıla gelen Gavur kızının hazinelerinin sırrı bu dörtlükte gizli Günümüzde kültür varlıkları ve Tarihi eserler hem tahrip ediliyor hem yağmalanıyor Osmanlı İmparatorluğu zamanındaki feth edilen yerlerdeki Hıristiyan çocuklar getirilip İslam dininin gereklerine göre yetiştirilip Osmanlı Ordusunda Hıristiyanlara karşı savaştırılırdı Bu Osmanlı’nın sistemi Tanzimat beraber batılılar tarafından kullanılmaya başlandı Nasıl mı kullanılıyor İşte cevabı :

Geçenlerde elime güya Ermeni şivesiyle yazılmış Türkçe yazılar geçti Yazıda Kemah ilçesinde bulunan hazinelerin yerleri belirtiliyor  Misal olarak, Sultan Melik Türbesi yanında köprüye 60 adım uzaklıkta kapısız bir türbe var onun temelinde 50 okka altın 5 tane tarihi kılıç var Tabii bunu okuyan alıyor kazmayı, küreği başlıyor, türbenin temellerini kazmaya Tarihi esermiş , şuymuş, buymuş Temellerini yıkana kadar eşiyor

Avrupa tarihimizi temellerinden kendi insanımıza böyle tahrip ettiriyor Mezarlıklarımızda Sanıklı sanduka mezarlar vardı Defineciler tarafından tuzla buz edildiDüzmece define haritalarıyla tarihimiz kültürümüz perişan oldu Kendi insanımızın eliyle medeniyetimizi yıktırıyorlar Aynen Osmanlının devşirerek Hıristiyan çocuklarını Hrıstiyan’lara karşı kullandığı gibi, onlarda şimdi bizim insanlarımızı medeniyetimize tarihimize karşı kullanıyorlar

Bu acı gerçeği görüp tarihi eserlerimizden elimizi çekelim



Bülent TAHMAS





Paylaş |                                         Yorum Yaz - Arşiv   1305 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın